ABD’de Times Meydanı, İngiltere’de Trafalgar Meydanı, Rusya’da Kızıl Meydan tarihin önemli anılarını ve hatıralarını barındıran, şehrin belleği olan önemli alanlardır. Bu meydanlarda yer alan heykeller, anıtlar ve binalar ise bu meydanların sahip olduğu anlamı daha da arttırır.
Genç Türkiye Cumhuriyetinin’de benzer kaygı ve amaçlarla Taksim Meydanına, 1925 yılında bir anıt yaptırma girişimi bu sebepten ileri gelmektedir. Şehrin kimliğini kazanması, Cumhuriyet’in izlerinin bırakılması ve daima hatırlanır olmasını sağlamak için 1295 yılında dönemin İstanbul mebusu olan Hakkı Şinasi Paşa başkanlığında bir komisyon oluşturulur.
Bu komisyon Cumhuriyet’in izlerini taşıyacak geçmişi hatırlatacak ama geleceğe de güven verecek bir anıt hazırlatmak için projeyi ünlü İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya verirler.
Caonica bu anıtı 18 ay içerisinde tamamlaması karşılığında 16.500 İngiliz Sterlini ücret istemektedir. Devletin mevcut kaynaklarını bu proje için aktarmak zaten ayağa kalkmaya çalışan bir sistem için çok zorlu olacaktır. Bunun için bir bağış kampanyası başlatılır ve makbuzlar bastırılır. Makbuzlar karşılığında bağışlar toplanmaktadır. Bu süreçte en büyük bağış desteği 600 Türk Lirası ile Banca Commercineal İtaliano’dan gelmiştir.
Ayrıca belediyenin kasasından da yapılacak olan anıtın meydan ve çevre düzenlenmeleri için bir bütçe ayrıldı. Anıtın çevre ve alan düzenlemeleri ise Giulio Mongeri tarafından yapıldı.
Anıtın çalışmaları Canonica’nın Roma’da bulunan atölyesinde başladı ve 80 tonluk anıt deniz yoluyla ülkeye getirildi.
8 Ağustos 1928 günü beyaz üzerinde yıldız motifleri ile bezeli bir örtü anıtın tüm heybetini saklıyordu. On binlerce İstanbullu düzenlenen tören ile anıtın açılışını bekliyordu. Belediye bandosunun eşliğinde okunan İstiklal Marşı’ın ardından örtü kaldırıldığında anıtın geçmişi tasvir eden Milli Mücadele dönemi tasvirleri ile geleceği tasvir eden Modern Cumhuriyet tasviri tüm ihtişamıyla ortaya çıkmıştı. Anıtta yer alan tüm yüzler vatandaşlar için tanıdık, tüm heykeller bir anlam ifade ediyordu. Ancak kafaları karıştıran, bilinmedik 2 isim vardı.Anıtın bir diğer yüzünde, Atatürk’ün sağında ve arka çaprazında duran iki isim…
Bu isimler, Milli Mücadele döneminde büyük destekler aldığımız Sovyet Rusya’nın 2 temsilcisi General Mihail Vasiliyeviç Frunze; ve bir diğer Sovyet generali olan Kliment Voroşilov’dur…
90 küsur yıldır İstanbul’un buluşma noktası, eylemlerin toplanma noktası, sevgililerin ayrılma noktası olan Taksim Meydanı geçirdiği onlarca yenileme çalışması, düzenleme faaliyeti ile kimliğine kavuşmaya çalışıyor…
Galiba bu çaba biraz daha sürecek gibi gözüküyor.






