Cuma sabahları babamın dairesine gider el öperdik. O zamanlar daha sarayda kalorifer yoktu. Gayet büyük mavi bir çini soba vardı. Bbam bizi onun önüne oturturdu. Biz üç kızkardeş domino oynardık. Babam uzaktan bizim oyunlarımıza bakar, fakat bir yandan da işleriyle meşgul olurdu. Babamın gayet büyük bir tekir kedisi vardı. Pek munis, sevimli bir hayvandı. Babam bu kediye “Ağa Efendi” adın vermişti. Biz domine oynakren o da bizim aramıza oturur, dominoları karıştırır, bir takım oyunlar yapardı.

Ayşe Osmanoğlu- Babam Abdülhamit

Abdülhamid, Mithat Paşa’yı ve milletin kendisine karşı olan sevgi ve güvenini, rüyasını gördüğü şahsi istibdatın kurulmasına en büyük engel saymış, onun hiç bir tesir altında bükülmeyeceğini ve kendisine alet olmayacağını aklı kesince, memleketten uzaklaştırmağa karar vermiştir. 4 Şubat 1877’de Abdülhamid, Mithat Paşa’yı İzzettin adında bir vapurla Avrupa’ya sürgüne yollamağı tasarlamıştı. Yalnız bu kahbece hareketin bir ayaklanmaya yol açacağı korkusu ile İzzettin vapurunun süvarisine Saray Burnunun önünde beklemesi emredilmiş, halk hedisenin farkında olmayınca ve galeyan belirmeyince vapur yoluna devam etmiştir.

Ahmet Emin Yalman – Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim

Sultan Hamid’in vaktiyle de meşrutiyete sadık görünerek onu kabul ettiğini, fakat kendisinde kudret görünce hürriyeti nasıl boğduğunu, hürriyetseverlere ve hele milletin değerli büyüklerine karı ne kıyasıya davrandığını bildiğimiz içn ikinci bir defa ona inanmak akılsızlık olurdu. Onun pusuya yattığını kabul ederek tedbirlerimizi almak lüzumunda hepimiz aynı düşüncede idik. Kulak kesilerek tetikte bekliyorduk.

Kazım Karabekir – İhttihat ve Terakki Cemiyeti