Geçen hafta sonunda yaşlı “K” genç “K”ya yolladığı son şahsi mesajında aynen şöyle diyordu; “Bay Başkan, yanlış yoldasınız. İyi düşününüz ve bir an önce bu yoldan dönünüz.”
İşin aslına bakılırsa, yaşlı “K”nın bu tehditleri bir blöften ibaretti. Ama bu blöf bir bakıma bir hakikati de ihtiva ediyordu. Gerçekten, genç Başkan Kennedy son Küba işinde çok yanlış hesaplarla hareket etmişti
Her şey geçen haftanın ortalarında başlamıştı. Havana Radyosu üç Amerikan uçağının, Havana dahil olmak üzere, adanın belli başlı şehirlerine bombalar attığını ve bombardımandan asıl maksadın askeri tesisleri vurmak olduğunu bildirmişti. Ertesi gün Birleşmiş Milletler Siyasi Komisyonu’nda söz alan Küba Dış İşleri Bakanı Raul Roa, Küba’yı bombalayan uçakların, Amerika tarafından Guatemala‘da yetiştirilen Kübalı mültecilere ait olduğunu, bu uçakların da onlara Amerika tarafından verilmiş bulunduğunu ve uçakların ya Guatemale’dan veya Florida’daki havaalanlarından kalktığını bildiriyordu. Amerikan hükümeti, çok yakında yapılacak bir istila hareketine hazırlanmakla itham ediyordu. Aynı gün Havana Radyosu’na konuşan Küba Başkanı ve İhtilal lideri Doktor Fidel Castro, Küba halkını çok yakında vuku bulacak bir istila hareketine karşı, hazırlıklı bulunmaya davet ediyordu. Milislerden vatanlarını korumak için orduyla işbirliği yapmalarını istiyordu. Aynı zamanda memleketin her tarafında tevkiflere başlamış ve her binada, her çiftlikte, her iş yerinde birer “Emniyet Komitesi” teşkil edilmişti. Bu komitelerin vazifesi, ihtilal aleyhtarı şüpheli kişileri emniyet makamlarına ihbar etmekti.
Doktor Castro ile Dış İşleri Bakanı’nın ihtarları boşa çıkmadı. Gerçekten ertesi gün, bir yandan Havana Radyosu, öbür yandan Guatemala ve Florida’daki gizli asi radyoları Küba’ya muhtelif noktalardan çıkartmalar yapıldığını ilan ediyordu. Çıkartma harekâtı evvela adanın güney batısındaki Des Pins adasına yapılmıştı. Bu küçük adaya yıllardan beri birbirini takip eden, Küba diktatörlerini ve siyasi mahkumları hapsederlerdi. İlk çıkarmanın bu adaya yapılmasındaki maksat, sayısı 10.000’e varan bu mahkumları kurtarmaktı. Bu iş başarıldıktan ve mahkumlar arasında bulunan Doktor Castro’nun eski silah arkadaşlarından Yüzbaşı Manuel Artime kendisini kurtaran birliğin başına geçtikten sonra, öbür çıkarma adanın batısındaki Pinar-del-Rio Eyaleti’ne yapıldı. Bundan başka diğer çıkarmalarda adanın doğusundaki Oriente Eyaleti’ne, orta bölge eyaletlerinden Camaguey ve Las Villas’a da yapıldı. Fakat en önemli çıkarma, Havana eyaletinin güneyden komşusu olan Matanzas Eyaleti’nin güneyindeki Cochinos Körfezi’ne yapılanı oldu.
Çıkarma harekatı başlar başlamaz, Florida’da, Guatemala’da ve Mecixo’da bulunan asiler tebliğ üstüne tebliğ yayımlıyorlar ve zafer coşkunluğu içinde yüzüyorlardı. Asilere bakılırsa, bütün çıkarma noktalarında durum fevkaladeydi. Her tarafta, Doktor Castro’ya karşı silahlı mücadele eden asilerle irtibat sağlamış ve sağlam köprü başları tutulmuştu. Hatta Mutanzas Eyaleti’nde çıkarma yapan kuvvetler 40 km kadar içeriye girmeye muvaffak olmuşlar, Gienfuegos ve Jaguey şehirlerini işgal etmişlerdi.
Ertesi gün de buna benzer haberler birini takip etti. Neler neler olmamıştı? Ordu ve milis asi kuvvetlere iltihak ediyordu. Doktor Castro‘nun kardeşi Raul Castro, Oriente Eyaleti’ne çıkan asilerin eline esir düşmüştü. Asilerin lideri Doktor Jose Miro Cardona, 1959’da Castro’nun ihtilali muvaffak olup Batista’nın devrilmesinden sonra, kurulan ilk ihtilal hükümetinde görev almış bulunan eski Bayındırlık Bakanı Manuel Ray, o sıradaki Merkez Bankası Genel Müdürlüğü görevine getirilmiş olan Felipe Pazos, o sırada Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne tayini edilmiş olan Dr. Justo Carillo ve Fidel’le birlikte savaşmış olan Binbaşı Hubert mMatos ile birlikte Oriente Eyaleti’nde bir yere çıkmıştı. İş bununla da kalmıyordu: Asiler, başlarında Doktor Cardona olduğu halde, Oriente Eyaleti’nin merkezi Santiago’ya girmişlerdi. Haberler bununla da tükenmiyordu: ikide bir devam eden bombardıman sonucunda Doktor Castro ağır bir şekilde yaralanmış ve şuurunu kaybetmişti. Bütün bu haberlere bakılırsa, Castro‘nun diktatörlüğünden bıkmış olan Küba halkı, kendisine hürriyet vadeden, istibdat getiren Castro’yu devirmiş demekti.


