Hep bilindiği üzere Menderes varlıklı bir zattır. Söylediklerine nazaran ne aylık ne tahsisat alır. Bütün devlet babadan aldıklarını hayır işlerine vermiş hemen bütün Başvekilliği esanasında çalışmıştır. Bütün Türk tarihi boyunca hiç bir karşılık almadan çalışan ne bir sadrazam ne bir başvekil kaydedilmiştir. Şahsen (dürüstlük bir meziyet mefhumu olmamakla beraber) çok dürüst bir devlet adamı olarak temayüz etmiştir.

Nazım Berksan – Başvekil

Komiteciler Adnan Mendres’i görmek istediler. Başta Tarık Güryay olmak üzere doğruca odasına gittik. Normal büyüklükteki bir odada yatıyordu. Köşede somyalı karyolası, yanıdna üzerinde her türlü şahsi eşyası bulunan üstü örtülü bir masa, duvardaki askıda, asılı duran elbiseleriyle tertipli bir bekar odası görüşündeydi. Üzerinde pijaması, yatağa uzanmıştı. Oda kapısının iç tarafında, köşede genç bir subay oturuyor nöbet bekliyordu. Bizi görünce kalktı, güler yüzle,
-Hoş geldiniz, geleceğinizi bilseydim giyinir, traş olurdum, dedi.

Dündar Seyhan -Gölgedeki Adam

1957 seçim sonuçları, başta Menderes, hepimiz için düşündürücü oldu. Demokrat Parti, önemli sayıda oy kaybetmişti. Mecliste muhalefetin Milletvekili sayısı 178’e yükselmişti. Bu sonuçları aldığımız gece, siyasi hayatımın, heyecanlı saatleri ile doludur. Secçim sonuçlarını ve oyları belirten haberi sabaha kadar, kah, Başbakanlıkta Menderes’in, kah İçişleri Bakanlığında Namık Gedik’in odasında ve Halk Partililerin Ankara sokaklarındaki kızgın yürüşlerinin havası içinde alıyorduk. Menderes’i 7 yılda, o geceki kadar üzgün bir sinirlilik içinde görmemiştim.

Samet Ağaoğlu -Arkadaşım Mendres