Sultan 5.Murat’ın torunu Osman Nihat Efendi’nin oğlu olan Şehzade Ali Vasıb Efendi 1903 yılında, dedesinin kapalı olarak tutulduğu, o devir İstanbul Sarayları içerisinde en mükellefi olan Çırağan Sarayından hayata gelmişti. Saraydan dışarı çıkmanın izne tabii olduğu, bütün Murat ailesinin kontrol altında tutulduğu bir devirde çocukluğunu geçirmiş, tam gençlik yıllarına adım atacakken 1924 yılında tüm ailesiyle birlikte memleketi terketmek zorunda kalmıştı.

Ali Vasıb Efendi oğlu Osman Selaheddin Efendi’ye hatıra kalması için 1960’lı yıllarda hatıralarını kaleme almaya başlamıştı. 10 yıl boyunca devam eden yazalar sonunda ortaya Osmanlı Hanedanının son yıllarına ışık tutan önemli bir kaynak çıkmıştı.

Kitabın önsöz kısmında Şehzade şöyle diyordu; “ Memlekete ve diyar-ı gurbete ait hatıralarımı yazmağa karar veremin en muhkim sebebi, sevgili oğlum Osman Selaheddin’in memleket ve menfadaki hayatıma vakıf olması ve yarım asırlık bu müddet zarfında Osmanlı İmparatorluğu’nun son devirlerindeki vekayiin ve ailemizin bu müddet zarfında geçirdiği hayata vakıf olmasına matufdur.”

Öyle ki kitapta sadecce hanedana ilişkin hatıralar nakledilmiyor aynı zamanda hanedanı tanımak için bir rehber bile sunuluyordu. Sultan ve Şehzade kimlere denilir? rütbeler nelerdir?, madalyalar ve nişanlar, merasimler, saltanat alametleri ve hatta marşlar gibi özel konular anlatılıyordu.

İstanbul’un içinde geçen ama İstanbul’u tam olarak yaşayamamış bir çocukluktan, saray adetlerinden, akraba evliliklerinden sürgüne uzanan bir hayat sayfa sayfa aktarılıyor. Hanedanın ülkeden sürgüne gönderilemesini ve o esnada basında çıkan haberleri Şehzade Vasıb Efendi büyük bir üzüntü ile karşılıyor ve şu satırlarla anlatıyordu;

“…Biz ve İstanbul halkı ertesi sabah erkenden haber aldık. Bizlere de her mahallenin polisi izam edilerek, 6 Mart saat dokuz buçukta Orient Express veya aynı gün hareket eden vapurla memleketi terk etmeye mecbur olduğumuz bildirildi….

…Gazeteler her türlü yalan ve yanlış havadislerle hakkımızda neşriyatta bulunuyorlar ve şahsi aile efradı hakkında mülakatlar neşrediyorlardı. İstikbalimiz karanlık içinde bulunduğu bir esnada bu neşriyat, maneviyat ve asabımız üstünde feci surette tesir ediyordu..”

Fransa, Mısır, Avrupa kentlerinde geçen, her hanedan mensubunun ortak hikayesi gibi önceleri refah içerisinde ama sonraları maddi sıkıntılarla boğuşulan bir hayat yaşamıştı Şehzade Vasıb Efendi.

1940’lı yılların Avrupa hayatına, yıkılan diğer hanedanların mensuplarının hikayelerine ve Osmanoğlu ailesinin pek çok önemli hikayesine Yapı Kredi Yayınlarından çıkan “Bir Şehzadenin Hatıratı” isimli kitapta ulaşabilirsiniz.

Mert Tezcanlıol

@mert_tezcanliol